Bir yardım derneğinin haftalık çizelgesinde kırk gönüllü ve yüz yirmi saat yazdığını düşünelim. Bu rakamlar, vardiyanın planlanmasına yardım eder. Fakat aynı mahallede komşusunun çocuğuna ders çalıştıran, yaşlı birinin alışverişini yapan veya afet sonrasında insanları birbirine bağlayan kişileri göstermez. Öte yandan saatleri bilmek, yapılan işin yararlı olup olmadığını da tek başına söylemez. Gönüllülükte ölçümün asıl sorusu, neyin sayılacağı kadar sayılan şeyin ne anlama geldiğidir.
BM Gönüllüleri’nin 2026 State of the World’s Volunteerism Report çalışması, dünya genelinde çalışma çağındaki yaklaşık 2,1 milyar kişinin bir ay içinde gönüllü çalışma yaptığını tahmin ediyor. Bu, aynı nüfusun yüzde 34,5’i. Büyük bir sayı; fakat raporun daha öğretici bulgusu belki de gönüllülüğün nerede gerçekleştiği: Doğrudan, kişiler arası gönüllü çalışmaya katılım oranı yüzde 25; kuruluşlar aracılığıyla yapılan çalışmada yüzde 11,7. Bir kişi her iki biçimde de yer alabildiğinden bu iki oranı toplayıp ayrı insan sayısı diye okumamalıyız. [1]
İçindekiler
- Önce neyi gönüllülük saydığımızı belirleyelim
- Saat sayısı neden hem gerekli hem yetersiz?
- Ölçüm, insanları yalnızca bir kaynak gibi görmemeli
- Daha iyi bir çizelge nasıl görünür?
- Reference Article
- References
Önce neyi gönüllülük saydığımızı belirleyelim
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) istatistiksel tanımı, gönüllü çalışmayı kişinin kendi hane veya ailesi dışındaki başkaları için, zorunluluk olmadan ve ücret karşılığı olmaksızın mal üretmesi veya hizmet sunması olarak çerçeveler. Tanım hem bir kurum üzerinden yapılan çalışmayı hem de başka hanelere doğrudan yardımı içerir. Masraf karşılığı veya küçük bir destek alınması, faaliyeti otomatik olarak ücretli iş yapmaz; zorunlu tutulan bir faaliyet ise aynı kategoride değildir. [2]
Bu sınırlar soyut bir kelime tartışması değildir. Yalnızca kayıtlı kuruluşlara “Kaç gönüllünüz var?” diye sorarsak, komşuluk ve topluluk ağlarındaki doğrudan yardımlaşmayı eksik görürüz. Yalnızca karşılıksız yapılan her aile işini sayarsak da farklı bir kavramı aynı veriye katmış oluruz. İyi bir ölçüm, araştırdığı faaliyetin nerede başlayıp nerede bittiğini okura söylemelidir.
BM raporundaki yeni küresel tahminin 2022 raporundaki daha düşük oranla doğrudan karşılaştırılmaması da bundan kaynaklanır. 2026 çalışması veri toplama ve modelleme yöntemlerini geliştirdi; rapor, görünen farkın gönüllülükte bir patlama olarak yorumlanamayacağını özellikle belirtiyor. Üstelik ulusal istatistiklerde veri hâlâ seyrek ve eşit dağılmıyor: Raporun taradığı dönemde 193 BM üyesinden 64’ü gönüllü çalışmayı ulusal istatistiklerle ölçmüş. Küresel sayı, her ülkedeki bütün faaliyetlerin eksiksiz sayımı değil, yöntemine ve veri boşluklarına bağlı bir tahmindir. [1]
Saat sayısı neden hem gerekli hem yetersiz?
Çalışma saatleri, bir kuruluşun kapasitesini anlamak için kullanışlıdır. Hangi gün yeterli insan vardır, hangi görev için eğitim gerekir, bir projenin devamlılığı nasıl sağlanır? Saat ve katılım kayıtları bu sorulara başlangıç sağlar. ILO’nun ölçüm kılavuzu da gönüllü çalışmanın görünürlüğünü artırmak için ortak tanımlar ve karşılaştırılabilir istatistikler önermiştir. [3]
Fakat yüz saatlik etkinlikle on saatlik bir etkinliği yalnızca süreye göre sıralarsak sonuç, ihtiyaç ve ilişkiyi hesaba katmayız. Aynı süre içinde insanlara gerçekten ulaşılmış mı? Yapılan iş topluluğun önceliğiyle örtüşüyor mu? Gönüllüler yeniden katılmak istiyor mu? Bu soruların her biri başka tür kanıt ister: hizmet kayıtları, yararlananların geri bildirimleri, gönüllü deneyimleri ve zaman içindeki değişim.
BM Gönüllüleri’nin yeni raporu bu yüzden Global Index of Volunteer Engagement (GIVE) adlı bir çerçeve öneriyor: bireye, topluma, ekonomiye ve gönüllülüğü mümkün kılan ortama ilişkin dört boyut. Buradan her katkının tek bir puana sorunsuzca indirgenebileceği sonucu çıkmaz. Rapor da nicel verilerin nitel gözlemlerle, farklı bağlamların kendi koşullarıyla birlikte ele alınmasını savunuyor. İndeks, neyi sormamız gerektiğini genişleten bir öneri olarak değerlidir. [1]
Ölçüm, insanları yalnızca bir kaynak gibi görmemeli
Bir kuruluş daha fazla gönüllü saatine ihtiyaç duyabilir. Fakat gönüllülerin zamanını sınırsız ve bedelsiz bir kapasite olarak görmek, katkıyı sürdüren koşulları ihmal eder. Forner ve çalışma arkadaşlarının 117 araştırmayı birleştiren meta analizi, gönüllülerin ayrılma niyetiyle örgütsel destek, iletişim ve yöneticileriyle kurdukları ilişki arasında güçlü bağlantılar buluyor. Bu sonuçlar bütün kuruluşlarda aynı uygulamanın aynı etkiyi yaratacağını kanıtlamıyor: İncelenen çalışmaların büyük çoğunluğu tek bir zaman kesitinde yapılmış ve çoğu gerçek ayrılmayı değil ayrılma niyetini ölçmüş. [4]
Yine de bulgu önemli bir yönetim sorusu doğurur. “Kaç saat kazandık?” diye soran bir kuruluş, “Görevler anlaşılır mı, geri bildirim var mı, insanlar bu işi sürdürebiliyor mu?” diye de sormalı. Destek ve açık iletişim, gönüllülüğü sayarken gözden kaçabilen çalışma koşullarıdır. Bu, araştırmadan çıkarılan ihtiyatlı bir uygulama yorumudur; tek başına bir etki vaadi değildir.
Üstelik her gönüllü katkısı bir kuruma bağlanmaz. 2022 BM Gönüllüleri raporu, gönüllülerin yalnızca hizmet sunmadığını; toplulukların önceliklerini kamu kurumlarına taşıyan aracılar ve değişim aktörleri de olabildiğini anlatır. İnsanların kendi mahallelerinin ihtiyacını tanımlama hakkı ile dışarıdan belirlenen performans hedefi çeliştiğinde, yüksek faaliyet sayısı tek başına kapsayıcı bir sonuç anlamına gelmez. [5]
Daha iyi bir çizelge nasıl görünür?
Bir gönüllülük projesinin raporunda üç ayrı soru yan yana durabilir. Kapsam: Kim, ne kadar süreyle ve hangi faaliyet üzerinden katkıda bulundu? Deneyim: Gönüllüler ve çalışmanın ulaştığı kişiler süreci nasıl değerlendirdi? Sonuç: Amaçlanan değişime dair hangi gözlem var, hangi sonucu henüz bu çalışmaya bağlayamıyoruz? Bu üçlü, BM raporlarının ölçüm yaklaşımından çıkarılmış bir editoryal öneridir; tek bir evrensel gösterge listesi değildir.
İyi ölçüm yalnızca daha büyük bir rakam üretmez. Doğrudan yardımlaşmayı görünür kılar, karşılaştırmanın sınırını açıklar ve bir kurumun kendi faaliyetini eleştirel biçimde değerlendirmesine yardım eder. En önemlisi de bir gönüllünün katkısını sayarken, onun sözünü ve bu katkıdan etkilenen insanların deneyimini kaybetmemeyi sağlar.
Reference Article
- United Nations Volunteers. 2026 State of the World’s Volunteerism Report: Volunteerism and Its Measurements. UNV, 2026.
References
- United Nations Volunteers. 2026 State of the World’s Volunteerism Report: Volunteerism and Its Measurements. UNV, 2026.
- International Labour Organization. “Volunteer work”. ILO, 2016.
- International Labour Organization. Manual on the Measurement of Volunteer Work. Geneva: ILO, 2011. ISBN 978-92-2-125070-8.
- Forner, Vivien W., Djurre Holtrop, Edwin J. Boezeman, Gavin R. Slemp, Magdalena Kotek, Darja Kragt, Mina Askovic ve Anya Johnson. “Predictors of turnover amongst volunteers: A systematic review and meta-analysis”. Journal of Organizational Behavior 45, no. 3 (2024): 434–458. DOI: 10.1002/job.2729.
- United Nations Volunteers. 2022 State of the World’s Volunteerism Report: Building Equal and Inclusive Societies. UNV, 2022.