Kamu verisi açık olunca yönetim de şeffaflaşır mı?

Veri görselleştirme panosundan örnek ekran görüntüsü
Açık veriyi görselleştiren örnek bir arayüz; Türkiye'ye veya OECD endekslerine ilişkin değildir. Fotoğraf/grafik: Ironholds, Dashboard example, 2015, kaynak; CC0 1.0. Görselde değişiklik yapılmadı.

Bir kamu kurumunun bir veri dosyasını internete koyması görünürlük sağlar. Fakat dosya güncel değilse, yöntem açıklanmıyorsa veya sonuçla ilgili soruya yanıt verilmiyorsa, görünürlük hesap verebilirliğe dönüşmeyebilir. OECD'nin 15 Haziran 2026 tarihli Türkiye notu, dijital kamu hizmetleri ile açık veriyi ayrı endekslerle inceliyor. Bu ayrım bize şu soruyu sorduruyor: Verinin yayımlanmasından kamusal bir kararı sorgulayabilmeye kadar hangi halkalar gerekiyor? [1]

İçindekiler

İki endeks aynı şeyi ölçmüyor

OECD'nin 2025 Dijital Kamu Endeksi'nde Türkiye 0,58, OECD ortalaması 0,70 puan aldı. Açık, Kullanışlı ve Yeniden Kullanılabilir Veri (OURdata) Endeksi'nde ise Türkiye 0,06, karşılaştırılan OECD ortalaması 0,53 oldu. İlk endeks dijital dönüşümün politika, tasarım ve yönetim koşullarına; ikincisi açık kamu verisi politikalarının erişilebilirlik ve yeniden kullanımına bakar. Bu puanları birbirinin yerine koymak yanlış olur. [1][2]

2026'da yayımlanan notun dayandığı 2025 endeks verileri 1 Ocak 2023–31 Aralık 2024 dönemini kapsıyor. Dolayısıyla 0,06 puanı Ekim 2026'da tüm kamu verilerinin mevcut durumunun anlık sayımı değildir. Ölçüm tarihini ve kapsamını söylemeden puanı 'hiç açık veri yok' diye çevirmek verinin kendisini yanlış kullanmak olur. [1]

Açık veri için üç eşik

OURdata yöntemi üç sütuna bakar: verinin bulunabilirliği, erişilebilirliği ve yeniden kullanımın kamu tarafından desteklenmesi. OECD'nin Türkiye notunda bu sütunların puanları sırasıyla 0,11, 0,00 ve 0,06; OECD ortalamaları 0,53, 0,67 ve 0,40 olarak aktarılır. 'Erişilebilirlik' yalnızca bir bağlantının açılması değildir: makine tarafından işlenebilir biçim, zamanlılık, açıklayıcı üst veri ve gerektiğinde API gibi özellikleri de içerir. [1][2]

Düşünelim: Harcama tablosu yalnızca taranmış bir PDF ise bir insan okuyabilir, fakat yıllar arası karşılaştırma yapmak zorlaşır. Dosya tablo biçiminde olsa da sütunların neyi ölçtüğü belirsizse yanlış sonuç çıkarılabilir. Hem dosya hem açıklama hem de değişiklik geçmişi gerektiği fikri, OECD'nin yöntemini günlük kullanıma çeviren editoryal bir örnektir.

Şeffaflıktan hesap vermeye geçiş

Açık bir veri seti, bir politikanın sonucunu kendiliğinden açıklamaz. Önce neyin, hangi birimle ve hangi tarihte ölçüldüğü anlaşılmalı. Sonra hedef ile gerçekleşen sonuç karşılaştırılmalı. Son olarak sorumlu kurumun farklılığın nedenini açıklaması ve gerektiğinde düzeltici adımı duyurması gerekir. Bu dört adım, yayımlama ile hesap verme arasındaki mantıksal köprüdür; OECD endeksinde doğrudan ölçülen tek bir 'hesap verebilirlik puanı' değildir.

OECD notu Türkiye'de proaktif hizmet sunumunda ortalamanın üzerinde bir sonuç (0,69'a karşı 0,67) kaydederken 'varsayılan olarak açıklık' boyutunda 0,25'e karşı 0,59 bildiriyor. Bir hizmetin kullanıcıya otomatik sunulması ile o hizmetin dayandığı karar ve verilerin açık olması ayrı başarılar olabilir. Bu ikili tablo, dijitalleşme ve şeffaflığın aynı kelime olmadığını gösterir. [1]

Açıklığın sınırı: kişisel veri

'Her veriyi açalım' kolay bir slogan, kötü bir yönetişim kuralıdır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, anonim hâle getirmeyi verinin başka verilerle eşleştirilse bile belirli ya da belirlenebilir bir kişiyle ilişkilendirilemeyecek duruma gelmesi olarak açıklar. Özellikle küçük gruplar veya ayrıntılı coğrafi kayıtlar, isim silinmiş olsa bile yeniden tanımlama riski taşıyabilir. [3]

Bu nedenle kamusal denetim için yararlı ayrıntı ile bireyin mahremiyeti arasında veri düzeyinde bir karar gerekir. Toplu istatistik, yöntem ve karar gerekçesi açık olabilir; kişiyi tanımlayan ham kayıtlar aynı şekilde yayımlanmak zorunda değildir. Hangi çözümün yeterli olduğu verinin bağlamına göre değerlendirilmelidir.

Bir veri portalına bakarken hangi soruları soralım?

Aradığım veri gerçekten var mı? En son ne zaman güncellenmiş? Tanımlar ve toplama yöntemi açık mı? İndirip yeniden işleyebiliyor muyum? Kişisel veriler korunuyor mu? Sonuç karar vericinin gerekçesine ve geri bildirim kanalına bağlanıyor mu? Bu soruların ilk beşi veri niteliğini, sonuncusu verinin kamu yönetimindeki kullanımını sınar.

Açık veri tek başına iyi yönetimin kanıtı değildir; kapalı veya kullanılamaz veri de kamusal tartışmayı zayıflatır. OECD sayıları bir teşhis başlangıcı sunuyor. Asıl editoryal soru, açıklanan bir tablonun yurttaşın anlayabileceği bir açıklamaya ve kurumun yanıt vereceği bir soruya dönüşüp dönüşmediğidir.


Reference Article

  • OECD. Digital Government Outlook 2026: Türkiye. Paris: OECD Publishing, 15 Haziran 2026. Ülke notu.

References

  1. OECD. Digital Government Outlook 2026: Türkiye. Paris: OECD Publishing, 15 Haziran 2026. Ülke notu.
  2. OECD. “OURdata Index.” Government at a Glance 2025. Paris: OECD Publishing, 2025. DOI: 10.1787/0efd0bcd-en.
  3. T.C. Kişisel Verileri Koruma Kurumu. “Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi.” Kurumsal açıklama.